28 Kasım 2013 Perşembe

  ÇİN'DE SANAT

EDEBİYAT

Çin'in edebiyat geleneği, eski zamanlara uzanmaktadır. M.Ö. altıncı yüzyılda derlenen Batı Zhou Hanedanı İlkbahar ve Sonbahar Döneminin 305 halk şarkısını içeren Şarkılar Kitabı, Çin'in en eski şiir antolojisidir. M.Ö. 339'da Savaşan Devletler Dönemi'nde doğan Çin'in ilk büyük ozanı olan Qu Yuan, uzun bir lirik şiir olan Li Sao'yu (Matem) yazmıştır. ŞarkIlar KitabI ve Li Sao, erken dönem Çin edebiyat tarihinin iki doruk noktasI olarak kabul edilmektedir. Han Hanedanlığı döneminde (M.Ö. 206) - M.S. 220) Sima Qian, biyografik edebiyatın bir modeli olarak saygı duyulan TarihÇinin Kayıtları adlı eserini kaleme almış ve en iyi "Tavuskuşu Güneydoğuya Uçuyor" adlı şarkı ile temsil edilen muhteşem yuefu (halk şarkıları) yazılmıştır. Wei ve Jin hanedanları dönemi (220-240), şiir üretimi açısından önemli bir dönem olmuştur. Bu dönemde Cao Cao, Cao Pi, Cao Zhi, Juan Ji, 226 Ji Kang ve Tao Yuanming tarafından kalıcı eserler yaratılmıştır. Tao Yuanming, doğal güzelliklerin ve kırsal yaşamın tasvirinde mükemmel bir noktaya ulaşmıştır. Halk şarkıları Güney ve Kuzey Hanedanları döneminde (420-589) edebiyata damgasını vurmuştur. Güneydeki halk şarkıları lirizme temayül gösterirken kuzeydeki şarkılar göçebelerin güçlü karakterlerini anlatır. Babasının yerine savaşa gitmek iÇin bir asker gibi silah kuşanan Hua Mulan adlı genç kızın hikayesini anlatan "Mulan'ın Şarkısı", bunun seçkin bir örneğidir. Tang Hanedanı döneminde çok sayıda edebiyatçı yetişmiştir. Tang Şiiri Külliyati, 2,200'den fazla şair tarafından yazılan 50,000'i aşkın şiiri içermektedir. Bu dönemi temsil eden şairler arasında Li Bai, Du Fu ve Bai Juyi bulunmaktadır. "Ölümsüz ozan" olarak bilinen Li Bai'nin (701-762) ünü, Qü Yuan'a eşdeğer düzeydedir. Halk şarkıları, mitler ve efsanelerden esinlenen şiirleri fantezilere yer veren özgür bir tarzda yazılmıştır. Du Fu'nun (712-770) etkileyici şiirleri, çok ciddi ve dokunaklıdır. Şiirlerinin çoğu, Tang Hanedani'nın yükselme ve çöküş dönemlerini kapsayan bütün tarihsel gelişimini yansıtmaktadır ve bunlar "şiirsel tarih" olarak bilinmektedir. Han Yu ve Liu Zongyuan, Tang nesir tarzında vurgulama ve dil açısından reform yapmışlardır. Basit, kolay anlaşılır ve canlı bir tarz geliştirerek Wei, Jin ve daha sonraki dönemlerin düzenli vurguları, antitezleri ve tekrarlanan imlemelerine sahip paralel düzyazı tarzının terkedilmesi ve daha esnek bir biçime geçilmesinin öncülüğünü yapmışlardır. Ci (güfte), Song Hanedanının en önemli özelliklerinden biridir. Ci, eşit olmayan uzunluklardaki mısralardan oluşan ve müziğe göre yazılmış bir şiir tarzıdır. Song Hanedanı güfte yazarları iki gruba ayrılabilir. En iyi Liu Yong ve Li Qingzhao tarafından temsil edilen ilk grup "yumuşak ekol" olarak bilinmektedir. Bu ozanlar genellikle aşktan ve ayrılmanın hüznünden sözetmektedir. "Cesur ve özgür ekol" olarak bilinen ikinci grup ise kısıtlanmamış bir tarzla geniş dağları ve nehirleri tasvir eden ve geçmişteki olayları yansıtan Su Shi ve Xin Qiji tarafından temsil edilmektedir. Song Hanedanı dönemi ayrıca daha sonraki dönemlerde edebiyatın gelişmesini büyük ölçüde etkileyen huaben'in (halk hikayecilerinin yazılı metinleri) ortaya çıkmasına tanıklık etmiştir. Müzik iÇin yazılmış bir şiirsel tiyatro oyunu olan zaju, yuan edebiyatının en önemli başarısını oluşturmuştur. Bu kapsamlı dramatik biçim, oyuncular, müzisyenler ve piyes yazarları tarafından birlikte oluşturulmuştur. Tek bir hikaye, tamamı müzikle gerçekleştirilen aryalar, diyaloglar, sahnedeki olaylar dizisi ve dansla anlatılır. Tanınmış piyes yazarı Guan Hanqing (1213-1297), Yaz Ortasında Kar (Dou E'nin Haksızlıkları olarak da bilinmektedir) adlı şaheseri dahil olmak üzere yaşamı boyunca 63 zaju yazmıştır. Za-junun bir başka ustası olan Wang Shifu, Batı Kameriyesi Aşkı adlı eseriyle tanınmaktadır. Ming ve Qing hanedanları döneminde roman ortaya çıkmıştır. Bu dönemde kaleme alınan dört şaheser arasında Luo Guanzhong'un yazdığı üç Krallık, Shi Nai'an'in yazdığı Bataklık Kaçakları, Wu Cheng En'in yazdığı Batıya Yolculuk ve Cao Xueqin'in kaleme aldığı Kızıl Konaklar Rüyası bulunmaktadır. Kızıl Konaklar Rüyası, Jia Baoyu ve güzel kuzenleri Lin Daiyu ve Xue Baochai'nın trajik aşk hikayeleri ve aristokrat Jia ailesinin değişen talihi ile birlikte feodal sistemin yozlaşmasını ve kaÇinılmaz çöküşünü anlatmaktadır. Çok canlı, derin ve ince işlenmiş Kızıl Konaklar Rüyası, geleneksel Çin romanının doruk noktasında bulunmaktadır. Ming ve Qing hanedanlarının öteki tanınmış edebi eserleri arasında "Lanling'in Gülen Bilgini" takma adlı yazarın kaleme aldığı 'Altın Nilüfer Çiçeği (Jin Ping Mei), Pu Songling'in (1640-1715) yazdığı Derme Çatma Stüdyodan Garip Hikayeler ve Wu Jingzi'nin (1701-1754) yazdığı Bilginler bulunmaktadır. 1919'da patlak veren 4 Mayıs Hareketi, emperyalizm ve 228 feodalizm karşıtı bir hareket olmasının yanısıra yeni bir kültür hareketiydi. Bundan esinlenen bir grup ilerici aydın, edebiyatı kokuşmuş düşman güçlere karşı bir silah olarak kullanmış ve sonuçta modern Çin edebiyatı ortaya çıkmıştır. Bu dönemin en önemli temsilcileri Lu Xun, Guo Moruo, Mao Dun ve Ba Jin'dir. Modern Çin edebiyatının öncüsü olan Lu Xun, bir çok roman, deneme ve düzyazı eseri kaleme almıştır. Ayrıca, 14 ülkeden 90 yazarın 200'den fazla eserini çevirerek Çinli okuyucuların bunlarla ilk kez tanışmasını sağlamıştır. Ah Q'nin Gerçek Hikayesi adlı eseri dünyaca tanınmış bir şaheserdir ve 40 dile çevrilmiştir. Her ikisi de Guo Moruo tarafından kaleme alınmış olan Tanrıçalar şiir antolojisi ve Qu Yuan adlı tiyatro oyunu, modern Çin edebiyatının tarihi üzerinde çok etkili olmuştur. Mao Dun, 6 roman, 6 kısa roman, 50 küsur kısa hikaye ve düzinelerce nesir derlemesini kaleme almıştır. 1930'larda yazdığı Geceyarısı adlı romanı en tanınmış eserleri arasındadır. Öteki tanınmış eserler arasında Ba Jin'in yazdığı "Sel" üçlüsü (Aile, İlkbahar ve Sonbahar), Lao She tarafından kaleme alınan Deve Xiangzi ve Çayevi ile Ca Yu'nun yazdığı Fırtına, Güneşin Doğuşu bulunmaktadır. 1949 yılında Yeni Çin'in kurulması, çağdaş Çin edebiyatının başlangıç noktasını oluşturmuştur. 4 Mayıs Hareketini izleyen yıllarda kazanılan edebi deneyimler, Mao Zedung tarafından 1942'deki Yan'an Edebiyat ve Sanat Forumundaki Konuşmalar'da işaret edilen yön (edebiyat ve sanatın halka hizmet etmesi gerektiği) ve 1956 yılında oluşturulan "yüz çiçeğin tomurcuk açması ve yüz düşünce ekolünün rekabet etmesine izin verilmesi" yolundaki temel ilke, çağdaş edebiyatın kurulması ve gelişmesi iÇin elverişli koşullar yaratmıştır. 1949 ile 1965 yılları arasındaki 17 yıllık dönemde kaleme alınan en önemli romanlar arasında Du Pengcheng'in yazdığı Yan'an'i Savunun, Zhao Shuli'nin yazdığı Sanliwan Köyü, Liu Ojng'in yazdığı Yeni Bir Yaşamı Kuranlar, Zhou Libo'nun yazdığı Bir Dağ Köyündeki Büyük Değişiklikler, Liang Bin'in yazdığı Kızıl Bayrak Dalgalansın, Luo Guangbin ve Yang YiyanVin kaleme aldığı Kızıl Kayalık, Yang Mo'nun yazdığı Gençlik Şarkısı, Qu Bo'nun yazdığı Karlı Ormandaki İzler ve Ouyang Shan tarafından kaleme alınan üç Aile Sokağı bulunmaktadır. 10 yıllık "kültür devrimi" sırasında (1966-1976) edebiyat kasıtlı olarak ihmal edilerek perişan bir edebi yıkıntıya dönüştürülmüştür. Ancak "kültür devrimini" izleyen yıllarda edebiyat yeniden canlandırılmış ve çok sayıda edebi eser kaleme alınmıştır. Yeni dönem edebiyatının ilk eserleri genellikle insanların "kültür devrimi" sırasında maruz kaldıkları duygusal yaraları ve Dörtler Çetesi'ne (Kültür Devrimi sırasında Jiang Qing, Zhang Chunqiao, Yao Wenyuan ve Wang Hongwen'den oluşan bir karşı devrimci grup) karşı mücadelelerini anlatmaktadır. Bu dönemde orta uzunluktaki romanlar çoğunluktadır: Cong Weixi'nin yazdığı Kanla Lekelenmiş Manolya, Zhang Xianliang'ın yazdığı Mimoza, Lu Yanzhou'nun yazdığı Tianyun Dağının Hikayesi ve Liang Xiaosheng'in yazdığı Bu Geceki Tipi, vs. sanatsal içeriğe sahiptir ve duygu yüklüdür. Daha sonraları orta uzunluktaki romanlarda estetik tarz açısından yeni bir eğilim ortaya çıkmıştır. Bunun başlıca örnekleri arasında Mo Yan'in yazdığı Kızıl Süpürge darısı, Zhang Chengzhi'nin yazdığı Siyah Küheylan, Deng Youmei'nin yazdığı Na Wu, Chen Rong'un yazdığı Orta Yaş, Ah Cheng'in yazdığı Santranç Kralı, Wang Meng'in yazdığı Kelebek, Lu Yao'nun yazdığı Yşsam, Fang Fang'ın yazdığı Manzara, Liu Heng'in yazdığı Kuşatma Altında, Chi Li'nin yazdığı Zor Hayat, Zhou Daxin'in yazdığı Göl Kenarındaki Susam Yağı Fabrikası ve Liu Xinglong'un yazdığı Anka Gitarı - Bazı Köy Öğretmenlerinin Hikayesi bulunmaktadır. Bu yeni dönemdeki kısa hikaye akımı ise Lu Xinhua'nın yazdığı Yara ve Liu Xinwu'nun yazdığı Şekil Ustası adlı eserlerle baslamıştır. Bu tarzdaki etkileyici eserler arasında Chen Jiangong'un yazdığı Akıcı Renkli Eşarp, Gu Hua'nın yazdığı Sarmaşıklı Kütük Kulübe, Zhang Jie'nin yazdığı Aşk Unutulmamalı, Liang Xiaosheng'in yazdığı Mucize ve Gizem ülkesi, Shi Tiesheng'in yazdığı Uzak Qingpingwan, Zhaxi Da-wa'mn yazdığı Esir Bir Ruh, Sun Shaoshan'ın yazdığı Sekiz Yüz Metre Aşağıda, Liu Heng'in yazdığı Tahıl ve Liu Zhenyun'un yazdığı Pagoda Deposu bulunmaktadır. Bu yeni dönemde Gu Hua'nın yazdığı Amber Çiçeği Adlı Kasaba, Zhou Keqin'in yazdığı Xu Mao ve Kızları, Wang Meng'ın yazdığı Hareket Eden Şekiller, Liu Heng'ın yazdığı Siyah Kar, Huo Da'nın yazdığı Müslüman Cenazesi, Zhang Wei'nin yazdığı Eski Gemi, Zhang Jie'nin yazdığı Ağır Kanatlar ve Hao Ran'ın yazdığı Sıradan İnsanlar dahil olmak üzere çok sayıda uzun roman kaleme alınmıştır. Tarihi konularda yazılan romanlar arasında Yao Xueyin'in yazdığı Li Zicheng, Wei Wei'nin yazdığı Dünya’nın Kızıl Kurdelesi, Zhou Erfu'nun yazdığı Çin Seddinin On Bin Resmi, Lin Li'nin yazdığı Cennetin Genç Oğlu ve Akşam Davulu ile Sabah Çanı; Tang Haomin'in yazdığı Zeng Guofan ve Eryue He'nin kaleme aldığı İmparator Yongzheng bulunmaktadır. Bunlara ilave olarak çok sayıda yüksek kalitede şiir, deneme, makale ve raportaj yayınlanmıştır. 


TİYATRO

Çin tiyatrosu, temel sahne yöntemleri olarak şarkı, konuşma, dans, akrobasi ve yakın dövüş sanatlarını kullanan kapsamlı bir sahne sanatıdır. Şarkı, müzik, görsel sanatlar ve oyunu birleştirilmiş bir ritim iÇinde bir araya getirmektedir. Çin'de bir çoğu yerel opera olan 300'den fazla geleneksel opera bulunmaktadır. Ulusal operalar arasında Pekin operası, Pingju (özellikle kuzey Çin'de bulunmaktadır), Yueju (Zhejiang'daki Shaoxing operası), Yuju (Henan operası) Yueju (Guangdong operası) ve Chuanju (Sichuan operası) bulunmaktadır. Pekin operası, bunlar arasında en çok tanınan operadır. Bugünkü şeklini ve adını iki yüz yıl önce Qing Hanedanının başkenti olan Beijing'de almıştır. Tiyatro oyunu, şarkı, müzik, dans ve yakın dövüş sanatını birleştiren benzersiz bir sanat dalıdır. Pekin operasındaki roller, sabit karakter türlerine göre belirlenmiştir: sheng (erkek karakterler), dan (kadın karakterler), jing (boyalı yüzler) ve chou (erkek palyaçolar). Farklı şarkı ve oyun teknikleri, çeşitli ekollerin doğmasına yolaçmıştır. Her karakter türü, yaşamdan esinlenen kendi oyun geleneklerine sahiptir. Bir kapının açılması, merdivenlerden çıkma, kürek çekme ve yokuş tırmanma gibi eylemlerin ifade edilmesi iÇin mübalağa ve 230 göz yanılmasına dayalı sembolizm kullanılmakta ve bütün bu eylemler, sahne malzemeleri kullanılmadan izleyenlerin hayalinde yaratılmaktadır. Oyuncuların vücut hareketleri estetik açıdan hoş bir izlenim bırakmaktadır. Eşlik eden başlıca enstrümanlar, müziğe bir Doğu çeşnisi katan huqin (iki telli yaylı enstrüman), gonglar ve davullardır. Yankılanan şarkılar, nükteli diyaloglar ve enerjik akrobasi, canlı ve etkileyici bir gösteri oluşturmaktadır. Tanınmış modern oyuncular arasında Mei Lanfang, Cheng Yanqiu, Xun Huisheng, Shang Xiaoyun, Zhou Xinfang, Ma Lianliang, Tan Fuying, Gai Jiaotian, Xiao Chang-hua, Zhang Junqiu, Qiu Shengrong, Yuan Shihai, Li Shaochun, Li Du-ogui ve Jiang Miaoxiang bulunmaktadır. Yol Ayrımında, Sonbahar Nehri, Cennette Şamata, vs yabancı izleyicilerin en çok beğendiği Pekin opera oyunları arasında bulunmaktadır.
Modern sözlü tiyatro sanatı, Çin'de oldukça yeni bir tiyatro biçimidir. İlk tiyatro grubu, 1900'lerin başında kurulmuştur. 1930'lar ve 1940'lar arasında Fırtına, Güneşin Doğuşu, Qu Yuan ve İkiz Çiçekler gibi tiyatro oyunları, toplum üzerinde büyük bir etki yaratmıştır. 1950'lerden itibaren tiyatro sanatı büyük bir gelişme göstermiştir. Ejderha Püsküllü Hendek ve Cai Wenji ve Guan Hanqing gibi bir çok mükemmel oyun yazılmış, Lao She'nin Çayevi, Çin'de ve ülke dışında beğeniyle izlenmiştir. Sözlü tiyatro, yeni dönemde de gelişmektedir. İlk önemli tiyatro oyunu, halkın merhum Başbakan Zhou Enlai'e karşı duyduğu özlemi ve Dörtler Çetesine karşı mücadelesini anlatan Sadık Kalpler'dir. Benzeri konulara sahip tiyatro oyunları arasında Bütün Sesler Kesildiğinde, Buna Benzer Bir Avlu Var ve Komşular bulunmaktadır. Aynı zamanda Bir Satıcının Ölümü ve Galile gibi bir çok tanınmış yabancı eser sahnelenmiştir. 1980'lerin ortasında ve sonlarında sözlü tiyatro sanatında yeni eserler yanısıra içerik ve biçimde reformlarla ilerlemeler kaydedilmiştir. Bu açılardan Mutlak İşaret, Gou'er Amcanın Mutlak Mutluluğa Erişmesi, Kırmızı Etekler Sokakta Moda ve Yaşayan Bir Adam Ölülerle Görüşüyor adlı eserler başarılı olmuşlardır. Bunlara ilave olarak, son yıllarda sahnelenen Xi'an Vakası'nda önemli tarihi olayların anlatılması; Cennetteki Bir Numaralı Restoran ve Kuşçu'daki güçlü yerel renk yanısıra Galar Hutong ve Yarının Güneşinin Büyütülmesi adlı eserler, Çinli oyun yazarlarının derin sanat anlayışını ve Çin tiyatro sanatı iÇin ümit vaad eden geleceği ortaya koymuştur.


MÜZİK

Daha milattan önce birinci yüzyılda Çin'de 80'den fazla türde müzik aletinin çalındığı bilinmektedir. Uzun gelişme süreci iÇinde beş tür geleneksel müzik ortaya çıkmıştır: şarkiılar, dans müziği, halk şarkıları, operalar ve enstrümental parçalar. 1978'de Hubei'nin Suixian ilçesinde 2,400 yıllık bir erken dönem Savaşan Devletler mezarının kazılması sırasında bir delikli çubuk üzerine dizilmiş 64 çandan oluşan büyük bir müzik aleti bulunmuştur. Testler, her çanın vurulan yere göre yüksek perdede iki farklı nota (bir üçüncü majör ve bir üçüncü minör) çıkarabildiğini göstermiştir. Enstrüman, beş oktavlık bir aralığa sahiptir. Çıkarılan güzel ton değişebilmektedir ve bu, sözkonusu dönemde müziğin ulaştığı ileri düzey konusunda bir fikir vermektedir. Feodal toplumun uzun tarihi iÇinde müzik kültürü, bir çok farklı dönemden geçerek zenginleşmiştir. Eski zamanlardan kalan değerli müzik parçaları arasında Düdük İÇin Onsekiz Hava ve Guangling Koşuğu (bir Çin enstrümanı olan qin iÇin), Her Yandan Pusu (bir telli enstrüman olan pipa iÇin) ve İlkbaharda Bir Nehir Kenarında Akşam (enstrümental orkestra iÇin). Çin, ayrıca müzik kuramına büyük katkılar yapmıştır. 1584'te Zhu Zaiyu, dünyada müzik gamının eşit akordunu sistematik olarak hesaplayan ilk müzisyen olmuştur. Kaleme aldığı Yeni Eşit Akort Kuralı adlı kitabı, bugün dünyada kullanılmakta olan sisteme benzeyen 12 eşit aralığı kullanan bir sistemi açıklamaktadır.
1919'daki 4 Mayıs Hareketinin ertesinde Çinli besteciler, Avrupa müziğinin ifade edici biçimlerini benimsemeye başlamışlardır. 1930 ve 1940'larda bir çok ilerici müzisyen, büyük bir coşkuyla kitlelerin saflarına katılarak ve tarz açısından yeni, içerik açısından da derin bir çok önemli eser yaratmışlardır. Bunlar, geniş halk kitlelerinin beğenisini kazanmıştır. Bunların bir örneğini oluşturan güftesi Tian Han tarafından yazılmış ve Nie Er tarafından bestelenmiş Gönüllülerin Yürüyüşü, bugün Çin Halk Cumhuriyeti'nin ulusal marşıdır. Beyaz Saçlı Kız, Çin operasının gelişmesi iÇin yeni bir dönemi başlatmıştır.
Müzikteki ilerleme, çeşitli profesyonel müzik kuruluşunun oluşturulması ve bunların seslendirdiği eserlerin kitlelere sevdirilmesi ile yakından bağlantılıdır. Yeni Çin'in kurulmasından sonra merkezi hükümetten yerel makamlara kadar her düzeydeki kültür idareleri, şarkı ve dans grupları, opera tiyatroları ve Batılı ve geleneksel enstrümanları kullanan orkestralar kurmuşlar ve bir çok tanınmış besteci, orkestra şefi, şarkıcı ve enstrümental müzisyen yetişmiştir. Merkezi Flarmoni Orkestrası, klasik ve romantik müzikten modern müziğe kadar Çin ve yabancı eserleri kapsayan düzenli konserler vermektedir. Çin halkı, Avrupa klasik müziğinden çok hoşlanmaktadır. Bir keresinde Merkezi Filarmoni orkestrası, bir dizi konser vererek Beethoven'ın Dokuzuncu Senfonisini her seferinde dolan salonlarda seslendirmiştir. Bir çok Çinli, Camille, Carmen, Madam Butterfly, Figaro'nun Düğünü ve Onegin gibi Batı operalarını beğeniyle izlemektedir. Çin'in bütün bölgelerinde büyük müzik festivalleri düzenlenmektedir. Düzenli yıllık festivaller arasında "Shanghai İlkbaharı", "Guangzhou Müzik ve Çiçek Partisi", "Beijing Koro Festivali", "Kuzeydoğu Çin Müzik Haftası", "Kuzey Çin Müzik Haftası", "Kuzeybatı Çin Müzik Haftası", "İlkbahar Şehir Konseri", "Harbin Yazı" ve "Jinan Sonbaharı" bulunmaktadır. Amatörlerin verdiği konserler de revaçtadır. Beijing'deki "Mayıs Çiçekleri", Shanghai'deki "Ekim Şarkı Festivali", Fujian'daki "Okul Konseri" ve Guangzhou'daki "Öğrenci Koroları Festivali" her yıl düzenlenmektedir.
Çin, uluslararası kültürel değişimleri artırdıkça daha fazla sayıda Çinli müzisyen çeşitli uluslararası müzik yarışmalarına katılarak memnuniyet verici sonuçlar elde etmektedir. Çinli müzisyenler ve Çin müzik toplulukları, dünyadaki bir çok ülke ve bölgeyi ziyaret etmişler ve Philadelphia Orkestrası, Boston Senfoni, Berlin Filarmoni, Viyana Filarmoni ve BBC Senfoni Orkestrası ve kemancı Yehudi Menuhin, tanınmış şarkıcılar Luciano Pavarotti, Placido Domingo ve Julio Iglesias dahil olmak üzere bir çok tanınmış yabancı müzisyen ve müzik kuruluşu Çin'de konserler vermişlerdir. 


DANS

Dans da Çin'de uzun bir geçmişe sahiptir. OJnghai'nin Datong İlçesinde ortaya çıkarılan 5000 yıllık renkli çanak çömlekler üzerinde dans eden insanları gösteren üç resim bulunmaktadır. Duvar resimleri ve başka yerlerde tasvir edilen Han Hanedanı dansçılarının vecd halindeki duruşları, dansın bu dönemde daha da geliştiğine sessiz bir şekilde tanıklık etmektedir. Prens Qin Düşman Hattına Saldırırken ve günümüze kadar gelmiş olan öteki eserlerin gösteridiği gibi Tang Hanedanı döneminde dans, yeni doruklara ulaşmıştır.
Han ve Çin'in öteki 55 etnik grubunun her biri, kendi zengin ve belirgin dans geleneğine sahiptir. Bütün ülkede yaklaşık 1,000 halk dansı yapılmaktadır. Bunların en yaygın olanları Han halkının çok sevilen Yangge Dansı, Ejderha Dansı ve Aslan Dansı, dansçıların ellerindeki renkli fenerlerle dansettikleri Renkli Fener Dansı ve dansçıların dansederken davul çaldıkları Çiçek-Davul Dansı; canlı Moğol Andai Dansı; dansçıların uzun elbise kollarını salladıkları bir Tibet dansı olan Xianzi Dansı; kendine özgü boyun hareketi olan canlı bir Uygur dansı olan Sainaimu Dansı; dansçıların el çırparken dans ettikleri Yi halkının Kur Dansı; bel titretmelerinin egemen olduğu Dai halkının zarif Tavus-kuşu Dansı; Kore halkının Yelpaze Dansı; Miao halkının Kamış Düdük Dansı; Yao halkının Uzun Davul Dansı; Li halkının Hasır Şapka Dansı; Zhuang halkının Omuz Sırığı Dansı; ve Tujia halkının El Sallama Dansıdır.
Dans-tiyatro, Çin'de yeni bir sanat dalıdır. 1950'lerin başında ve 1960'ların ortasında Çinli kareograflar, geleneksel operalar ve halk danslarında kullanılan tekniklerden esinlenerek çeşitli dans-tiyatro eserleri yaratmışlardır. Bu tür eserler arasında Büyülü Şifali Otların Çalınması, Efendi Dong-guo, Küçük Kılıç Toplumu, Luo Shengjiao, Liu Hulan, Beş Kırmızı Bulut ve Die Lian Hua'nın Havası bulunmaktadır. Dans-tiyatro sanatında 1980'lerde büyük bir gelişme yaşanmış, 100'den fazla yeni eser verilmiştir. Özellikle dikkati çeken İpek Yolu'nda adlı eser, Tang Hanedanı döneminde Çin ipeğinin İpek Yolu boyunca Batı Bölgelerine nasıl taşındığının hikayesini anlatırken Çinliler ve yabancılar arasındaki dostluğu dile getirmektedir. Çin efsanelerini konu alan iki eser olan Aya Kaçış ve Liang Shanbo ve Zhu Yingtai da halk arasında büyük beğeni kazanmıştır. Son yıllarda bütün ülkeden sanatçılar ve dansçılar notaları karşılaştırmak ve birbirlerinin danslarını izlemek iÇin bir araya gelmişlerdir. Bu toplantı sonucunda Ashima, Bir Flütün Denizdeki Fısıltısı, Chu Müziği, Köylü Yoksul, Büyük Ülke, Sınır Kenti ve Kar Taneleri gibi birçok mükemmel dans-tiyatro eseri yaratılmıştır.
Bale, Çin'e ilk olarak 1950'lerde gelmiştir. Bu dönemde geleneksel Rus ve Avrupa balesi yanısıra bazı modern Batı danslarının sergilenmesine başlanmıştır. 1979'dan bu yana Çin bale sanatçıları, kendi tarzlarını geliştirmektedirler. Lu Xun'un yazdığı Yeni Yıl Sunuları, Ba Jin'in yazdığı Aile, Cao Yu'nun yazdığı Fırtına ve Guo Moruo'nun Tavus Kuşunun Cesareti gibi tanınmış Çin edebiyat eserleri yanısıra Küçük Kibritçi Kız gibi uluslararası tanınmış eserler, baleye uyarlanmıştır. Bugün sanatları yeni doruklara yükselmeye devam eden Çinli bale sanatçılarının olgunluk dönemine ulaştıkları söylenebilir. Uluslararası bale yarışmalarında kazandıkları bir çok ödül bunu kanıtlamaktadir.


AKROBASİ

Eski Çin'de akrobasi halkın bir ürünüydü ve bu nedenle halkın çalışması, günlük yaşamı ve dini törenlerle çok yakından bağlantılıydı. Örneğin, "Direğe Tırmanma", ağaçlara ve bambu direklere tırmanma hareketlerine dayalıdır ve "Bir Bambu Direğin Dengelenmesi", "Shuttlecock" (bir tür raketle oynanan oyun) ve "Makara Oyunu", halk oyunları ve sporlarının gelişmiş biçimleridir. Çin akrobasisi, uzun gelişme dönemi iÇinde her zaman halkın yaşamındaki derin kökleri sayesinde coşkun bir canlılık iÇinde olmuştur.
1950'de ilk devlet akrobasi grubu olan Çin Akrobasi Grubu kurulmuştur. Bundan hemen sonra her düzeyde çok sayıda yerel akrobasi grubu oluşturulmuştur. Tanınmış profesyonel akrobasi grupları arasında Çin Akrobasi Grubu, Shanghai Akrobasi Grubu, Chongqing Akrobasi Grubu, Guangzhou Askerler Akrobasi Grubu, Shenyang Akrobasi Grubu ile Wuhan Akrobasi Grubu bulunmaktadır. Bunlar halk iÇin gösteriler yapmak üzere sık sık fabrikalara, madenlere ve taşraya gönderilirler. Ayrıca 100'ün üzerinde ülke ve bölgede gösteriler yapmaları iÇin ülke dışına gönderilmektedirler. Birçok akrobatik gösteri, "Top Pagodası", "Tabak Döndürme", "Bardak Döndürme", "Çemberden Atlama", "Sihirbazlık", "Makara Oyunu", "Aslan Dansı", "Bisiklet Akrobasisi", "Çiçek Kavanozu ile Hokkabazlık", "Sert Qigong" ve "Beş Ok Çekme" gibi uluslararası akrobasi gösterileri ve yarışmalarında ödüller kazanmıştır.


EL SANATLARI

Çin'de heykeltraşlık, metal işleri, dokuma ve nakış, halk resimleri, seramik ve vernikli eşyalar gibi çeşitli el sanatları yanısıra kağıt işleri, fenerler, uçurtmalar ve oyuncaklar gibi geleneksel halk sanatları bulunmaktadır. Çin'de üretilen yeşim, fildişi oyma, emaye, nakış ve porselen eşyalar bütün dünyada ün kazanmıştır.
Çin'in başlıca yeşim oymacılık merkezleri Beijing, Shanghai, Guangzhou, Liaoning, Jiangsu ve Xinjiang'dadır. Büyük oyma yeşim esyalar arasında buhurdanlıklar, vazolar, şekiller, kuşlar, hayvanlar ve çiçekler bulunmaktadır. Küçük yeşim eşyalar ise broşlar, yüzükler, ağızlıklar ve mühürler bulunmaktadır. Büyük fildişi oyma merkezleri ise her biri kendi tarzını geliştirmiş olan Beijing, Guangzhou ve Shanghai'da bulunmaktadır. Beijing, yuvarlak ve öteki güzel renkli eşyalar üzerindeki gerçeği andıran insan şekilleri ile ün kazanmıştır. Guangzhou da zarif bir şekilde oyulmuş ortak merkezli fildişi toplar, gemiler ve çiçekli kulelerle tanınmıştır. Shanghai kentinde tatlısu midyeleri ve balıklarını tasvir eden benzersiz zariflikteki fildişi oyma eşyalar üretilmektedir. Minyatür fildişi oyma sanatı Beijing ve Shanghai'da da gelişmiştir. Sanatkârlar, bir pirinç tanesi büyüklüğündeki küçük fildişi parçaları üzerine manzara veya uzun metinleri oymaktadırlar. Yaptıkları iş gerçekten mucizevi görünmektedir.
Emaye ürünleri ise bir metal kaba döküm üzerine bakır şeritleri özenli bir şekilde yerleştiren sanatkârlar tarafından yaratılan dekoratif emaye eşyalardan oluşmaktadır. Şeritler iÇindeki alanlar daha sonra farklı renklerdeki emaye hamurları ile doldurulmakta ve bakır şeritler lehimlenmektedir. Bu şekilde hazırlanan emaye eşya, ateşte pişirildikten sonra cilalanıp süslenerek metal ve emayenin gözalıcı bir bileşimi oluşturulmaktadır. Süs amaçlı emaye eşyalar arasında tabaklar, vazolar, buhurdanlıklar ve kavanozlar; kullanılan eşyalar ise masa lambaları, meyve tabakları, şeker kavanozları ve kirtasiye veya sigaralıklar bulunmaktadır. Başlıca emaye eşya üretim merkezi Beijing'dir. Ürünlerinin bir çoğu seçkin yabancı konuklara sunulacak değerli hediyeler olarak seçilmektedir.
Sanatkârlar, istenen desen, renk, ton ve mekânsal etkileri oluşturmak iÇin bir kaç düzine dikiş türü kullanmaktadır. Çin'deki dört meşhur nakılş tarzı, Suzhou, Hunan, Sichuan ve Guangdong tarzlarıdır. Suzhou nakış ürünleri, kedileri ve kırmızı balıkları, Hunan nakış ürünleri aslanları ve kaplanları; Sichuan nakış ürünleri sazanları, horozları ve horozibikleri, Guangdong nakışı ise sıcak bir şekilde dekore edilmiş güneş, yeşil çam ağaçları, yeşil bambu ağaçları, şakayıklar ve kırmızı erik çiçeklerinden oluşan panaromik bir fon üzerindeki Ankaya Tapınan Yüz Kuş eseri ile ün kazanmıştır.

SERAMİK/ÇİNİCİLİK

Çin'de çok eski zamanlardan bu yana üretilmektedir. Günümüzde başlıca porselen üreticileri arasında Jiangxi'deki Jingdez-hen, Hunan'daki Liling, Fujian'daki Dehua, Hebei'deki Tangshan ve Handan, Henan'daki Linru ve Yuxian, Zhejiang'daki Longquan ve Shandong'daki Zibo bulunmaktadır. Çin'in tanınmış porselen merkezi olan Jingdezhen'de üretilen porselen, gerek ülke iÇinde gerekse dışarıda meşhurdur. Bir halk deyişinde ifade edildiği gibi "yeşim kadar beyaz, bir ayna kadar parlak, bir kağıt kadar ince ve bir çan sesi kadar tınılıdır". Bu kentin ince, mavi ve beyaz, gül ve renkli sırlı porselenleri  bütün dünyada meşhurdur. Jiangsu'daki Yixing kenti, aynı renkteki yerel kilden yapılan morumsu-kahverengi çaydanlıkları nedeniyle Çin'in çanak çömlek başkenti olarak bilinmektedir. Basit bir biçime sahip olan ince dokulu çaydanlıklar, belirgin bir Çin tarzını yansıtmaktadır. Bir Yixing çaydanlığında yapılan çay, bu morumsu-kahverengi kilin özel kalitesi sayesinde güzel kokusu ve lezzetini uzun süre muhafaza eder. Aynı şekilde bir Yixing güvecinde pişirilen yemek çok lezzetlidir. 

RESİM

Çin resminin geçmişi, yaklaşık 6,000 yıl önce Neolitik Çağdaki boyalı çanak çömleklere uzanmaktadır. Savaşan Devletler Döneminde Chu devletinde yapılmış olan "Ejderha ve Anka" ile "Bir
Ejderhanın Ehlileştirilmesi" adlı iki resim, Çin'de bugüne kadar bulunmuş olan en eksi resimlerdir. Bunlar, bugünkü Changsha kenti yakınlarındaki bir mezarda bulunmuşlardır. Geleneksel Çin resmi, Sui, Tang, Beş Hanedan ve Song dönemlerinde gelişmiştir. Sui Hanedanı dönemi ressamlarından Zhan Ziqian'ın İlkbaharda Yolculuk adlı eseri, bazen Çin peyzaj resminin en değerli parçası olarak kabul edilmektedir. "Bilge Ressam" olarak bilinen Tang Hanedanı ressamı Wu Daozi, çağlar boyunca koleksiyoncuların peşinden koştuğu eserler üretmiştir. Song Hanedanı döneminde Zhang Zeduan tarafından 24.8 cm eninde 258 cm genişliğindeki bir ipek parşömen üzerine yapılan Qingming Festivalinde Nehir Kenarı Manzaraları adlı resim, Kuzey Song devletinin başkenti Bianliang'daki (günümüzdeki Kaifeng) yoğun günlük yaşamı canlı bir şekilde tasvir etmektedir. Resimdeki güzellik ve bilgi zenginliği, bugün hala görenleri hayran bırakmaktadır. Yuan Hanedanı döneminde mürekkeple boyama hanedanları döneminde Ming döneminde yasamış olan Shen Zhou, Wen Zhengming, Tang Yin (Bo-hu) ve Qiu Ying ve Qing döneminde yasamış olan Zhu Da (Badashanren), Shi Tao, Zheng Xie (Banqiao) ve Li Shan gibi bir çok tanınmış ressam yetişmiştir. Çince'de "guohua" olarak bilinen geleneksel Çin resimleri, kağıt veya ipek üzerine mürekkep ve/veya renklerle boyanmaktadır. Çin resimleri genellikle iki tarza ayrılır: xieyi (ölçü ve araç kullanmadan elle yapılan resim) ve gongbi ("maharetli fırça"). Xieyi'nin özelliği, mürekkep tonunun dikkatli kontrolü, kısıtlanmamış fırça darbeleri kullanılması ve gereksiz fırça darbeleri olmamasıdır. Manzaraların, şekillerin ve öteki nesnelerin özü, asgari düzeyde ifade edici mürekkeple verilmektedir. Gongbi resimlerindeki fırça çalışması ise bunun aksine ince ve görsel olarak karmaşıktır. Kesinlik, ayrıntılara önem verilmesi ile sağlanır; baştaki saç veya bir kuşun kanatlarındaki tüyler, düzgün ve dikkatli bir şekilde çizilir. Çağdaş ressam Zhang Daqian, xieyi alanındaki becerisiyle tanınmıştır. Bir başka tanınmış ressam olan Qi Baishi, bazen xieyi ve gongbi'nin iki zıt tekniğini bir resimde birleştirerek, bazılarına göre yeni bir tarz yaratmıştır. Modern dönemin öteki tanınmış ressamları arasında Xu Beihong, Pan Tianshou, Huang Binhong, Li Kuchan, Li Keran, Fu Baoshi, Liu Haisu, Ye Qianyu ve Guan Shanyue bulunmaktadır.
Çin, ayrıca yağlıboya, grafik ve suluboya gibi Batı tarzı resim dallarında büyük ilerleme kaydetmiştir. Bazı güzel sanatlar fakültelerinde ve okullarında Batı tarzı resim dersleri verilmektedir. Birçok Çinli ressam, geleneksel Çin resim tekniklerini Batı teknikleri ile birleştiren sanat eserleri yaratarak Çin sanat dünyasına yeni bir ışık getirmişlerdir. 



                                          ÇİN SEDDİ

Çin Seddi, Çin'in kuzeybatısı boyunca uzanır. Dünyanın en uzun savunma duvarıdır. Kalıntıları Po Hay körfezinde deniz kıyısında başlar. Pekin'in kuzeyinden geçerek batıya yönelir ve Huang-Ho nehrini ikiye bölerek güneybatıya uzanır. Gobi Çölü'nün güneyinden batıya yönelerek devam eder.

YAPILIŞ AMACI

Çin'in Savaşan Beylikler döneminde (M.Ö.403 M.Ö.221), Çin seddinin temeli 20'den fazla ayrı ayrı krallık tarafından atılmıştı. Chu, Qi, Yan, Wei, Han, Zhao, Qin Krallıkları birbirinden korumak için sınırlarında ilk setler inşa ettiler. Qin,Zhao,Yan kralıkları ise XiongNu, DongHu, LinHu, Hiung-nu'ların saldırılarını durdurmak ve ülkenin kuzey sınırlarını koruma amacıyla da inşa ettiler. Çin'in ilk İmparatoru Qin Shi Huang, burayı boydan boya aşılmaz bir savunma duvarıyla kapatmaya karar verdi. Bu devasa inşaata girişmekteki amacı konusunda tarihçiler farklı görüşler öne sürmüşlerdir. Bunlardan bazıları:
  • Ülkenin sınırlarını başta Hiung-nu olmak üzere kuzeyden Çin'e karşı Türk boylarının saldırısına karşı savunmak.
  • Uzun savaşlar sonunda yıktığı beyliklerin esir düşen yöneticilerini sürgün ve ağır işe sürerek cezalandırmak.
  • Ülkeden kaçışları önlemek.
  • Ülkenin tek yönetim altında birleştiğini içeriye ve dışarıya göstermek.
  • Kuzeyden gelen Türk saldırılarına karşı ülkeyi savunmak için.
Qin Shi Huang M.Ö. 221 yılında daha önceki krallıkların yaptırdığı duvarları birleştirerek uzattı. M.Ö. 3. yüzyıldan M.S. 17. yüzyıla kadar Çinliler seddi uzatmaya devam etmişlerdir. Seddi onaran ve savunma amaçlı kullanan son hanedan Ming Hanedanı (1368-1644) olmuştur.
Seddin yıkılmış olan kısımlarıyla birlikte uzunluğu 120 km bulur. Bugün ayakta duran kısım Ming Hanedanı devrinden kalan 2.500 kilometrelik settir. Ancak asıl inşaat, M. Ö. 221 ile M. S. 608 yılları arasında yapılmıştır.
Seddin kalınlık ve yüksekliği yer yer değişir. Sanılanın aksine Çin seddinin tamamı tuğlalardan oluşmaz. Bazı yerleri çok zayıf, kuvvetsiz maddelerden yapılmıştır ve bu duvarlar çok kısadır.[kaynak belirtilmeli] Bu zayıf duvarların amacı devleti saldırılardan korumak değil kaçak düşmanı yavaşlatmaktır.[kaynak belirtilmeli] Genellikle duvarın yüksekliği 4-6 metre, taban kalınlığı 7 metre ve üst kalınlığı ise 6 metre civarındadır. Kalın olan yerlerin üzerinde atlar ve arabalar gidebilmektedir. Kalın duvarlar boyunca siperlik ve okçu delikleri vardır. 200 metrede bir gözetleme kulesi veya kale ve 9 kilometrede bir fener kulesi bulunur. Duvar üzerinde yer yer saray ve tapınaklara da rastlanır. Bazı yerlerde setler, kademeli savunmaya olanak verecek şekilde birkaç sıra halinde yapılmıştır.




















Hiç yorum yok:

Yorum Gönder